beyaz.az

Haqqinda.az

Axtardığın haqqında - Hər gün yeni məlumat öyrən

Bir Nedeni Yok

BİR NEDENİ YOK...

Dudaklarim gerisin geriye çekildi; agdali bir
sivinin agir agir örttügü, korkunun biçim kazanip ayaga
kalktigi ve ‘hey bana bir seyler söylemenin vakti geldi’
dedigi zamanlarda bekledim seni; gözlerimi kapadim.
Bekledim. Beklerken, özlemenin hangi geçitleri geçilmez
kildigini, hangi duygularin insani hayata kazandirdigini,
basite indirgenmis hüzünlerin geceleri dinlenmeye müsait
sarkilarla sahlandigini anlatamadim. Evet, bilmiyordum.
Bilmiyordum,
kelimelerden arinmis bir cümle kurar gibi
sevismeyi. Sevisirken sözlük kullaniyordum hala. Ama, seni
seviyordum. Ve sevdigimi, sevgimi anlatma telasiyla hata
üstüne hata yapiyordum sana. Sana yaklasamiyordum.
Yasaklanmistin adeta. Çignemeye çalistigim yasak olsan da,
uzak dursan da, o korkunç seklini korusan da, farketmiyordu
hiçbir sey. Küçük bir ates. Küçücük bir atestin sen.
Sönmekten ürken bir ates. Bir su damlasiyla bütün
Bir su damlasiyla bütün görkemini
kaybedebilecek bir ates. Askin mecali kalmamisti. Sessizce
sokuldum yanina. Aciyla irkildin. Gülümsedim. Gülümsememe
anlam veremedin elbette. Kimdi bu? Ne istiyordu?
Tanimadigin biri. Hatiralarini darmadagin etmeyi planlamis
bir yabanci. Fuzuli bir beden, karsindaki. Usulca uzandim,
Bir nedeni yok. Yalnizca öptüm.
Kimi geceler penceremden uzayi seyrederim. Uzayin adini ben
koymadim. Uzayin adini yildizlar, gezegenler kendi
aralarinda kararlastirmislar. Rahatlatir beni o. Bütün
yagmurlar, uzayin derinliklerinden gelip yagar diye
düsünürüm. Yagmurlar baska galaksilerden gelip yagar.
Romantizme uyum saglamak için de degil. Öyle. Isin gerçegi
budur. Yagmurlar, bu dünyaya ait sanma. Bembeyaz bir
yalnizligin olmali senin de. Lekesiz bir yalnizlik.
Lekelenmeye müsait bir yalnizlik.
Tedirginligini buna bagliyorum seni seyrederken. Pismansin.
Pismansin kapip koyveremedigin için sanki. Elinde olsa,
avaz avaz bagiracaksin sokaklarda. ‘Neyim ben? ! ’ diye
haykiracaksin. Olmuyor tabii. Olmuyor. Siyrilir gibi
lüzumsuz bir yerden, siyrilip kendi affina siginiyorsun.
Beni anlayacagin günler gelecek. Beni de göreceksin.
Benimle tamamlanacak bir seye benziyorsun çünkü. Korkma
lütfen,
Bir nedeni yok. Yalnizca öptüm.
Çocuklugumdan söz etmek isterim sana, eger sıkılmazsan. Bir
gün otururuz evde, ben sana hayatimi anlatirim dakika
dakika. Kaç yasimdaysam, o kadar yil sürer konusmam. Çay
pisiririz. Çaydanliga su yerine votka koyariz sen dilersen.
Sonra da sen anlatirsin: Sevdigin filmleri, sevdigin
parçalari, sevdigin canlilari, sevdigin... hep sevdigin
seylerden konu açarsin. Ben sikilmam. Ben seninle
sikilmamayi seni ararken ögrendim. Seni hayal ederken
kesfettim sikilmamanin azametini. Bir insan, bir insani
sikamaz. Bir insan cani isterse sikilir
Hacimler açarim sana içimde, dolman için,
oraya akman için. Hacimler açarsin bana; çaglayarak
gelirim. Endiselenmen gereksiz,
Bir nedeni yok. Yalnizca öptüm.
Olmasi gerektigi kadar fedakar biriyim aslinda; daha
fazlasini umma açikçasi. Endiselerim, ideallerim,
halletmeye çalistigim meselelerim var. Baskalasmaya
çalisiyorum. Gözardi
edilmis tutumlar edinmek hos. Degismek, hiç
de zor degil. Yalnizca özgür olabilsem, sorun kalmayacakmis
gibi sanki. Anlasilmak istiyorum: sevdigim bir sarkiyi
herhangi biriyle paylasirken ayni duygulari hissetmek
arzusu bu. Evet, tipki bu. Sese, ahenge kapilirken, kendini
müzigin ritmine verirken yaninda bir digerinin olabilmesi;
görkemli bir anda birlikte sadelesebilmek. Birlikte
dansedebilmek gibi. Sen hastayken basucunda birinin sabaha
kadar oturmasi gibi. Arada bir alnindaki teri
silmesi, üstünün açilmamasina dikkat etmesi gibi. Bir
baskasi için hayatta kalma çabasi gibi sanki. Ölmek için
degil, yasamak için ugrasmak gibi. Ummadan, hayal etmeden,
siradan, oldugu gibi.dogal. Ve ciddi. Ciddi ciddi hayatla
mücadele edebilme gücü. Bu gücü yanyanayken yaratabilme
yetenegi. Ben bu yetenegin bir parçasi olarak sokuluyorum
sana. Masallarla geliyorum. Efsanelerle geliyorum. Herhangi
bir insanin birikimiyle geliyorum aslinda. Artniyetsizim.
Inan,
Bir nedeni yok. Yalnizca öptüm.
Bazi sorulara cevap bulamadim; kuskusuz gerekli de degildi
bu. Soruyu soru halinde birakip sahici yanini korumaya
çalismam, cehalet mi sanildi acaba? ! Bedenlerin
bedenlerden istedikleri, ruhlarin, ruhlardan çikarttiklari,
karsilikli acilarin birbirlerinin etkisini arttirdiklari
vakitlerde düstün aklima. Aklima yayildin. Ne kaybedebilir,
ne kazanabilirdim ki artik:
Ortadaydim iste! Bir baskasinin mal varligina
dönüsmeden yasayabilmenin yalnizligiydi bu. Hayir!
Melankoli diye adlandirma bu durumu; ortak bir açi
yakalayamama sorunu galiba. Her kadin gibi dogurmak hevesi,
her erkek gibi daglarin doruklarinda biraz gözden irak
hüzünlenme denemeleri aslinda. Kusura bakma, kafam biraz
daginik,
Bir nedeni yok. Yalnizca öptüm
Insan inandigi seyler ugruna muhtesem hatalar
da yapabilir. Kizmamalisin. Darilmamalisin eger bir
kardeslik varsa aranizda. Sevgi, hosgörü takintilari da
degil. Bir elmanin kirmizi olmasi, bir gülün öyle kokmasi,
bir derdin halledilmesinin ardindan gelen ferahlik kadar
siradan ve güzeldir hata yapmak da. Aska çilginligin
yakistigi çaglari neden unutalim?
Neden tarihin çuvalina tikalim tatli
serseriligi, az biraz sergüzest olmayi? ! Ilimlilik mi
kurtaracak insanligi? Alttan alma mi örtecek bunca çirkefi,
zorlugu, belayi? Demokrasi, senin saçlarindan güzel olamaz.
Senin yüzünden daha güzel olamaz krediler, faizler,
repolar, tahviller. Dünyanin en uzun gecesi 21 aralik
degil, beni terkettigin gecedir. Beni üzdügün, yordugun,
yiprattigin gecedir. Bir kabahat mi gerçekten kendi disinda
birine hayranlik beslemek? ! Gerçekten kiriyorsun beni,
Bir nedeni yok. Yalnizca öptüm.
Birinin pesindeyim ben; tanimsiz biraktigim birinin.
Sessizligin doyurdugu, biçimli ve endiseli birinin.
Düsüncelerimi zapteden, kelimelerimi korkutan birinin.
Yaninda huzurlu uyudugum, mutlu uyandigim birinin. Onunla
olmakla, onunla birlikte yasamakla gizli bir gurur
duydugum, asla kiskançliga ya da sahiplenmeye dönüsmeyen
bir tutkuyla baglandigim
birinin. Onu ariyorum göge her baktigimda;
bir melek gibi uzanip yüzüme dokunacagini tasarliyorum
Bütün asklarin payina düsen siddetten arinmis, baskalarina
ayni birbirimize farkli koktugumuz bir sevginin yolu bu.
Cesaretimi ondan aliyorum pervasizca ve yine ona ben
cesaret veriyorum mücadele ruhunda. Bir sir gibi sakliyoruz
misafirligimizi. Hüzün bitince geri dönecegiz çagimiza.
Insanliga karismaya hazir yapisik kalpler tasiyoruz
askimizda.
Bizim askimiz hakikaten beden gücü
gerektiriyor akil kadar. Yapacak çok isimiz var. Dövüsecek
çok düsmanimiz var. Kucaklayacak çok arkadasimiz var. Bizim
sebebimiz bu. Bizim fazlaligimiz bu. Belki de iksirimiz.
Kanayan yüzlerle çevrili bir gezegende, firtinaya karisan
bellek tozlarimizla, erdemlerimizle, ideallerimizle
ayaktayiz. Yalan söylemiyorum
Bir nedeni yok. Yalnizca öptüm
Evet, sen de isterdin sanirim huzurlu
yasayabilecegin bir hayatin planlarini yapabilmeyi; kolaya
indirgenmis, biraz fazlayi asirilikta aramayan, ölçülü bir
heyecanla kritersiz bir maceraya aday kahraman olmayi.
“Rüzgara dur, yagmura yagma, mevsime degis” demeyi; dogru,
hepimizde biraz tanriyi kiskanmak var galiba. Bütün
günahlar da buradan kaynaklaniyor adeta. Hirslarimizin,
çekincelerimizin odagi burasi. Kazanmaktan çok,
kaybetmeyi göze alabiliyoruz. Çikolata bile
kurtlanabilir. Dondurma erir. Çiçek solar. Galiba önemli
olan, onlari yerinde yasamak, yerinde korumak! Birer
hatiraya dönüsseler bile! Kaç ölüme kaç doguma sahit
oldugunu hatirlayabiliyor musun? Sevmek, ifade edebilmek
kadar, ifadeyi unutmamaktir da.
Simdi sessizce uzaklasmaliyim. Çünkü beni
anlamadigini, anlamak için ugrasmadigini, hatta bunu
önemsemedigini biliyorum. Ayni otobandaydik ve birimiz
birimizin yanindan geçip gitti. Hafizasizligi, gurur
saymanin adil yani! . Hangimiz süratliydik; önemi kalmadi.
Hangimiz daha özveriliydik; bunun da.. umarim mutlu
olursun. Bunu bir çöküntü aninda da söylemiyorum. Hiç kimse
aldatmadi ötekini; yalnizca böyleydik iste! . Yüzüme öyle
bakma nefretle,
Bir nedeni yok. Yalnizca öptüm.
Benden uzaklastikça, bana ait olandan yakani siyirdikça
rahatlayacagini, herseye yeniden baslayabilecegini
saniyorsun. Kimbilir, dogrudur belki de! . Adimin
yasamadigi, adimin özlemle anilmadigi yerlerde kime umut
verebilirim ki zaten? Romantizmin tehlikesi büyük!
Romantizmin tehlikesi büyük! Romantizmin esrari büyüleyici!
Romantizmin kanina girdigi insanlar bencil ve hirsli!
Ben seninle birlikte yaslanabilecek kadar
erken yola çikmayi istemistim; maceramiz uzundu çünkü.
Maceramizin tahakküm altina alinamayacak kadar mükemmel
olmasi, donanimimizla iliskiliydi. Ynni, sen ne kadar
sevecensen, ben ne kadar yipraticiysam.. o da o kadar
mükemmeldi. Özveri denebilir buna. Evet, buna özveri demek
beni mutlu ediyor. Insan, özverinin çocuklara ad olarak
verilebilecegi bir dünyada tanimini kaybediyor. Bu
kaybedisteki kaosun ritmiyle çekiliyorum sana. Sen bir
miknatissin seffaf ve ben, çekilirken sana içimdeki alelade
metal parçalariyla, kan sekerim düsüyor, agzim düsüyor,
ellerim.. en çok da ellerim düsüyor! . Sakin ha üstüne
alinma,
Bir nedeni yok. Yalnizca öptüm.
Ben seni kirmak için yaratilmadim. Uzun zamandir seni
planliyorum haksizca; cezalandirilacak kadar mi yabanci,
taninmaz ve suç yüklüydüm? ! Belki; seni çok yiprattigimin,
biraktigimin elbette farkina vardim, ama hersey mi benim
aleyhte varolusumla açiklanabilir? ! Beni, basta sana olmak
üzere kimliklere karsi saldirganlastiran kosullari tek
basima ben mi olusturdum? Seni kaybettim. Bunu biliyorum.
Seni kaybettigimi sen çekip gitmeden önce de biliyordum.
Ortadaydi. Bedel ve kefalet ortadaydi.. senin hakkinda bir
satir yazmamaya çalismamin nedenini hiç düsündün mü? ! Sana
ait olanlari içten içe
koruma ugrasi miydi sanki bu: kuskusuz. Hala
da saygiyla agliyorum. Büyük bir tesadüfe yenildim, büyük
bir eksen kaymasiyla, sihirbazin sapkasinda sikisip kalan
tavsan gibi,
Bir nedeni yok. Yalnizca öptüm.
Elbette kiziyorsun bana; belki en çok da bu zayifligima
kiziyorsun: Tedirginligime, seni kaybetme endiseme,
telasima, saskinligima, titreyisime, ürpermem, anlamlarini
anlamamis
kelimelerle yetinmeme, müzakerelerde
bulunmama, buhranlarin yordugu bir gençlik yasamama,
bilincimi sana yönlendirmeme, sürekli sürekli içmeme,
kelimlerin kifayetsiz olma durumuna, vesaireye vesaireye..
Inadima öfkeleniyorsun. Seni birakmama, seni özgürlügüne
salmama hiddetleniyorsun. Bu da ask iste! Bu da entrika! Bu
da soysuzlasmanin, askin getirdigi dalaveralarla kendine
kilitlenmenin baska bir çesidi! Peki anahtar nerede
sevgilim? ! peki anahtarin üzerindeki yivler kimin eseri? !
Dur, dur, bagirma,
Bir nedeni yok. Yalnizca öptüm.
Bunlar da geçecek süphesiz. Seni unutmama kaç yüzyil kaldi
ki.. bir küsme, bir burulma biçimiyle gidisinin ardindan
sehrin gri cephelerine fevkalade agir bir el bombasi gibi
düsen bunaltinin biraktigi korkunç acinin unutulmasina kaç
yüzyil kaldi ki.. Yaralandim. Bütün noktalarimdaki
nöbetçiler de yaralandi. Çigrindan çikmis bir ayaklanma
gibi aglamakta yalnizligim. Bir gerçek aramiyorum felakete.
Bir bahne göremiyorum arkadaslarimin beni teselli etmek
için söyledikleri kelimelerin hanesinde. Ama yoklugunu
doldurmuyor sevda
siyasetinin hançerleri. Ama bilemiyorum
yagmurun ardindan artik hangimiz suçlanacak.. Eger
hissediyorsan,
Bir nedeni yok. Yalnizca öptüm.
Ben sende ardi arkasi kesilmeyen bir korku sevdim. Ben bir
cüce çocuk sevdim sende siska. Siddetli ve hayret uyandiran
manevralarla kendi kanina olan saplantili askini sevdim. O
rutubet kokan los yüzündeki kanalizasyonlari, az kelimeyle
kurdugun cümlelerdeki gizli soru isaretlerini, barlardan
çatlak bardak gibi atilmayi beklemeni, serserice
patlamalarini, yuttugun toplu igneleri ve bir film hilesi
hissi uyandiran utangaç hasret pozlarini sevdim.
Dokunamadim sana. Parmakuçlarim nesterdi çünkü. Kirilan bir
kemigin sesiyle veda ederken,
Bir nedeni yok. Yalnizca öptüm....


Tarix: 19.11.2013 / 04:08 Müəllif: Akhundoff Baxılıb: 900 Bölmə: Sevgi varmı?