beyaz.az

Haqqinda.az

Axtardığın haqqında - Hər gün yeni məlumat öyrən

Komwunun Kizi

komşunun kızı

öykü "komşunun kızı"

O yıl lise ikiye gidiyordum galiba..Duvar
komşumuzun kızı ,akşam üzerleri, kız kardeşim
ve daha bir kaç kızla, bahçemizdeki kraz ağacının
altında oturur, küçük teybi açarak, kendi
aralarında eğlenirlerdi..Annemle, onun annesi çok
iyi ahbaptı. Annem," Keşke Ayla benim gelinim
olsa !"diye iç geçirirdi. Hasan amcanın çarşının
içinde ayakkabıcı dükkanı vardı. Babam ayakkabı-
mız eskiyince ondan alırdı.
Dükkanda, Cuma günleri Ayla dururdu.
Bunu bildiğin için, ayakkabımın topuğunu mahsus
taşa sürter, tamir ettirme bahanesiyle dükkana
giderdim. Maksadım Ayla'yı görmekti..Dükkana
girince, içimde garip bir duygu oluşurdu. Siyah
saçları, duru teni, ve kiraz gibi kıpkırmızı dudakları
ile komşumuzun kızı, gözümde Peri Padişahının kızı
gibi güzel görünürdü..Ayla da bana ilgisiz değildi
Ama, garip kızdı doğrusu, Ertan'ın motosikletinin
arkasına binerek, beni kıskandırmak için, dilini çıkar
tır, nanik yapar, beni sinirlendirirdi.. O an ikisini de
parçalamak geçerdi içimden
Ertan, Belediye Reisinin oğluydu. Benim gibi
kasaba adlıyasinde çalışan bir Mübaşir bir babanın
oğlu değildi ya...Ertanın dedesi de çok zenginmiş
Ertan, bazı şeyleri abartır ya, dedesinin zengin ol-
duğunu babam da söyledi.." Oğlum, o aileyle biz
yarışamayız, bizim etimiz ne budumuz ne ...!" dedi.
Hırsımdan ağlıyordum. Ayla, onun motoruna binip
okulun bahçesinde tur attıkça, kendi kendimi yiyor-
dum.
O gün, yine bir Cuma günüydü. Ablamın, ayakka-
bılarını tamir ettirmek bahanesiyle dükkana gittim
"Hoş geldin !" dedi. "Kırıldın mı bana yoksa ?"
" Evet...!" Ertan zengin çocuğu diye onunla konu-
şuyorsun değil mi ? "dedim. Yüzüme, gülümseye-
rek baktı. Sonra, geldi yüzümden öptü..Kıpkır-
mızı olmuştum.
" Yaaa...baban girseydi içeri !"
" Girsin ! Ne fenalık var bunda ! Biz seninle
kardeş gibiyiz...Duvar komşusuyuz ayni zamanda
Faik, biliyor musun , Ertan'ın motosikletine seni
kızdırmak için bindim...! Kızınca çok hoş oluyorsun "
" Yalancı ! Sen bir yalancısın ...!"
" Bak yüzün kızardı...Sahi, sen nasıl bir kızla
evlenmek istersin ? "
" Düşünmedim...! Ben gidiyorum, ablamın
ayakkabılarını almaya ne zaman geliyim ?"
"Ben bilemem...Bizim çırak bilir . "
"Sizin çırak nerede ? "
"Memleketine gitti... Yarın gelecek "
" Hadi hoşça kal !" dedim.
Aylanın babası , çok mutaassıp bir insandı.
Liseden sonra, "okutmam !" demiş. Ayla , yı o gün
ilk kez, çok üzüntülü gördüm. Gözlerinin altı ağla-
maktan şişmiş kızcağızın.
" Hayrola Ayla ? Niye ağladın ?"
" Babam, üniversiteye gitmemi istemiyor...Zaten
liseye de zor gönderdi..Dayım, ikna etti de öyle
gittim. Hem, biliyor musun, babam dükkanı başka
birine devredecekmiş, sonra da bu evi kiraya verip
İzmir'e amcamın yanına taşınacakmışız..."
" Kim söyledi ? Belki de dedikodudur !"
" Yıldırım abi söyledi..Babamın dükkan komşu-
su...Ayla'ların göçeceğini annem de duymuştu
O da üzgündü. "Faik, Ayla sana birşey söyledi mi ?
Ben pek inanmadım ama, bir de senden duyum
dedim.
"Gideceklermiş...! Ayla da çok üzgündü...! "
" Biliyor musun, Ayla gelinim olsun isterdim
Babası zaten, yükseğini okutmayacakmış, evle
nirdiniz, baban sana bir tamirci dükkanı açardı, gül
gibi geçinip giderdiniz !"
" Hayal dünyasında yaşama anne ! Önümde
askerliğim var, sonra, tamir hane açmak için ser-
maye ister...Sanat lisesinden mezun olan herkes
iyi bir tamirci olacak diye bir kaide yok...Babamın
ne zaman emekli olacağı da belli değil...Hem emekli
olursa, babam, çabuk çöker...Serdar abinin babası
emekli oldu ,adamcağız çok yaşamadı, kalp sekte
sinden gitti..
"Sen de haklısın oğlum ! Serdar abin iyi bir
insan...Şu mahallede, büyükle büyük olur, küçükle
küçük...Bizim Nevin, için de iyi bir kısmet...Adamın
hayatı garanti, dükkanı var, ayni zamanda emekli
"Anne , teyzemin kızının iyi olmasını ben de is
terim...Lakin, Nevin, aklı havalarda bir kız...!Sonra
gözü yükseklerde. " Kapımız çalındı, annem açma
ya gitti. Gelen, Ayla'nın annesiydi.
" Faik, sen odana geç yavrum !" dedi.
Geçtim. Duvarlar ince olduğu için, ne konuştuk
larını duyabiliyordum.
"Hayrola Mahmure hanım ? Beni istemişsin "
"Kardeş, bak, şu duvar dibi komşuyuz, çocuk-
larımız bir arada büyüdü, ayni bahçe içinde koşup
oynadılar...Senin kızı, oğluma almak istiyorum
Göçeceğinizi duydum çok üzüldüm, evinize de
kiraya veriyor muşsunuz ? Gideceğiniz gurbet
kızı yükseğine de vermiyorsunuz, sizce uygun
görülürse, Allah'ın emri Peygamberin kavliyle
kızına talibim Aynur hanım.

"Ah Mahmure hanım ! Ben de bu kasabadan
gitmek istemiyorum.. Gelin oldum, ta Tekirdağ
gibi yerden bu kasabaya geldim, burayı yuvam
bildim, çocuklarımı burada dünyaya getirdim, ama
bizim bey, kardeşinin yanına İzmir'e gitmek istiyor
ben ne yapıyım ! Söyle, kocan, sana beyaz dese
sen siyah diyebilir misin ? "
" Sen de haklısın kardeş...Lakin , Ayla'yı öz kızım
gibi severim, terbiyeli, becerikli, elinden her iş
gelir, pişirdiği yemek yenir ! Bu işi, kocanla bir
konuşsan ! Ha, Aynur hanım !"
* * * * *
Ayla'lar göçmüştü. En çok ta annem üzülmüştü
Ben de evlenmek istiyordum Ayla ile. Ama babası
nın gözü yükseklerdeydi. İzmir'e gitmesi de karde
şi ile ortak büyük bir ayakkabı mağazası açmak
içindi. Fakat beklenmedik birşey olmuş Ayla'nin
amcası, aniden fenalaşmış, hastaneye kaldırılmış
Evi kiraya vermeyin diye babama mektup yazmış
Ayla'nın babası. Ayla amcasına çok üzülmüş, bere-
ket düzelmiş.

Geri taşınmışlardı kasabaya. Ayla ile nişanlan
dım..Belediye Reisinin oğlu Ertan çok bozulmuştu
Nişan, aileler arasında , Ayla'ların evinde yapıldı
Annemin gözlerinin içi gülüyordu. Askerden gelince
evlendik. Babam, artık iyice yaşlanmıştı, emekli
olunca, bir ahbabı vasıtasıyla beni adliyeye mübaşir
olarak soktu.Şimdi mi bir oğlum var ?


Tarix: 19.11.2013 / 04:08 Müəllif: Akhundoff Baxılıb: 613 Bölmə: Sevgi varmı?